Engelli Çocuk Ailelerine Öneriler

Çeşitli Engel Gruplarına Dahil Çocukların Ailelerine Ve Öğretmenlerine Yönelik Öneriler



1 .ZİHİNSEL ENGELLİLER   Başa Dön

Bu tür engele sahip çocuklar 3 grupta ele alınmaktadır;

A-İleri Derecede zihinsel Engelliler:

Bu çocuklar; klinik bakıma muhtaç, zeka bölümü sürekli olarak 0-25 arasında olup da hayata kesinlikle uyum sağlayamayan ve sağlık kurumlarında devamlı klinik bakıma ihtiyacı olan engellilerdir.

Aileye öneriler

1)     İleri derecede zihinsel engelli çocuklarda yaralayıcı davranışlar; saçını çekme. Kafasını vurma v.b. davranışlar ortaya çıkmaktadır. Bazı uzmanlara göre bunun nedeni çocuğun çevresel ve sosyal uyaranlardan aşırı derecede soyutlanmasıdır. Bu durumda çocuk gereksinim duyduğu ancak çevresinden alamadığı uyaranları kendisi yaratmaktadır. Çocuğun kendine zarar verici bu davranışlarını azaltmak için çocuğa uyarıcı zenginliği sağlayınız.

2)    İleri derecede zihinsel engelli çocukların düşük düzeydeki işlevleri nedeniyle eğitim programlarında öz bakım (tuvalet alışkanlığı, yemek yeme v.b.) dil ve hareket becerilerine daha fazla önem verilmelidir.

3)    İleri derecede zihinsel engelli çocuğun basma kalıp ve  kendini  yaralayıcı davranışlarını iyileştirmede yaygın olarak davranış değiştirme yöntemi uygulanmaktadır. Davranış değiştirme yönteminde istenilen davranışı arttırmak istenilmeyen davranışları azaltmak yada ortadan kaldırmak için tutarlı olarak pekiştireç yada cezalandırma yöntemleri uygulanmaktadır. Pekiştirme zaman geçirilmeden ve açık bir biçimde yapılmalıdır. Örnek (çocuğa ilgi gösterilmesi gibi sosyal nitelikte bir pekiştireç olabilir.)

4)    İleri derecede geri zekalı çocuklar bir defa da pek çok kavramı öğrenemezler. Bu nedenle kavramlar çocuğa tek tek öğretilmelidir. Bir’ kavram iyice öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.

5)    Kısa, basit ve somut komutlara çocuk alıştırılmalıdır. Olumsuzdan daha çok olumlu ifadeler kullanılmalıdır.

6)   Acele ve telaşlı emirler yerine sakin ifadeler kullanılmalıdır.

7)   Güven sarsıcı durumlardan (sözlerle, isteklerden) kaçınılmalıdır. Çocuğu başkalarıyla kıyaslamayın, davranışlarından ötürü eleştirmeyin, şiddete (dayak ) baş vurmayın.

 

1)    İleri derecede zihinsel engelli çocuklarda konuşma bozukluğu, topluma uyumsuzluk, dikkat v.b. problemleri fazladır. Bu çocuklar aileleri tarafından korunmaya muhtaçtırlar.

2)    ileri derecede zihinsel engelli çocuğunuzu dışarıya çıkarmanız, normal yaşıtlarının ev dışı ortamlarda görerek, yaşayarak öğrendiklerini onun da öğrenmesi için gereklidir. Kendinizi ve çocuğunuzu toplumdan ‘uzak tutmayın.

3)    Çocuğunuzda hiçbir değişme gözlemiyorsanız yada hiçbir gelişme

olmadığını düşünüyorsanız, hiçbir yeni beceri öğrenmiyorsa öğretmeniyle, doktoruyla, diğer anne-babalarla görüşün. Böylece aksayan noktayı, problemi bularak onun eğitiminden en fazla yararlanmasını sağlamış olursunuz.

 

 

B-Öğretilebilir Düzeyde Zihinsel Engelliler

 

Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde 25-44 arasında olup da sağlık kurumlarıyla işbirliği içerisinde gerçekleştirilebilecek özel eğitim ve rehabilitasyona muhtaç olan engelli çocuklardır

 

Aileye Öneriler

 

1)  Var olan yeteneklerini en iyi kullanılabilir duruma getiriniz.

2)  Öğretilebilir düzeydeki çocuklar görmek ve işitmekten çok yaparak öğrenirler. Öğrenmede işitme ve görmede önemli olmakla birlikte yaparak öğrenmede daha yararlı sürekli sonuçlar sağlar. Çocuğun evdeki faaliyetlere katkıda bulunmasını sağlayın.( Örneğin, yattığı yatağı düzeltmesi, masaya bardak ve tabak yerleştirmesi v.b.)

3)    Öğretilebilir düzeydeki çocuklar başkalarının istediklerini değil, ilgi duydukları şeyleri öğrenirler.

4)    Pratik hayatta kendine yetecek kadar temel beceri ve alışkanlıkları kazandırmak gerekir. (örneğin, yemek yeme, tuvalet alışkanlığı v.b. kazandırma)

5)    Aşırı koruyucu ve kollayıcı tavırlarla bağımsızlıklarının engellenmesini, kötüye kullanılmasını, İstismar edilmesini önleyici tedbirler almak gerekir.

6)    Boş zamanlarını yaralı bir şekilde değerlendirmesini sağlayıcı faaliyetlerde bulunmasını sağlayın ( Örneğin, televizyon seyretmek, arkadaşlarıyla oyun oynaması v.b.)

7)    Her yaşantı her çocuk için ayrı bir anlam taşır Çocukların toplumla etkileşmesine ve değişik yaşantılarda bulunmasını sağlayın.

8)    Güven sarsıcı durumlardan ( sözlerle, isteklerden ) kaçınılmalıdır. Çocuğu başkalarıyla kıyaslamayın, davranışlarından ötürü eleştirmeyin.

9)    Öğrencinin başarılı çalışmaları mutlaka görülmeli, değer verilmeli ve gerekirse ödüllendirilmeli

 

Öğretmenlere Öneriler

1)    Kısa ve basit konulara  çocuk alıştırılmalıdır. Olumsuzdan daha çok olumlu ifadeler kullanılmalıdır.

2)    Acele ve telaşlı emirler yerine sakin ifadeler kullanılmalıdır.

3)    Etkinlikler seviyeye uygun, somut ağırlıklı ve basit olmalıdır.

4)    Öğrencinin başarılı çalışmaları mutlaka görülmeli, değer verilmeli ve gerekirse ödüllendirilmelidir. Bu becerilerini daha da geliştirmeleri için desteklenmeli ve aileye gerekli rehberlik yapılmalıdır.

5)    Öğretilebilir çocuklar görmek ve işitmekten çok yaparak öğrenirler. Öğrenmede işitme ve görmede önemli olmakla birlikte yaparak öğrenmede daha yararlı sürekli sonuçlar sağlar. Çocuğun derse katılmasını sağlayıcı etkinliklerde bulunmasını sağlayın. (Örn. sınıfta çocuğa söz hakkı vermek v.b.)

6)    Etkinliklere çocuğun gelişim seviyesine uygun araç-gereç ve çalışmalarla baş lanılmalıdır.

7)    Becerilerin kazandırılmasında doğru davranışların verilmesi gerekir. Çocukların düzgün konuşmasını isteyen öğretmen her şey den evvel kendisi düzgün konuşmalıdır.

8)     Öğrencilere gerekli ve yeterli ferdi çalışma alışkanlıklarını kazandırabilmek  için öğretmen başlama, devam, değerlendirmede daima öğrencileri ile birlikte olmalıdır.

 

C-Eğitilebilir Düzeyde Zihinsel Engelliler

Zeka bölümleri çeşitli ölçeklerle sürekli olarak (45-75) arasında olan engelli çocuklardır. Gerilik derecesine göre (8-12 ) yaş seviyesinde bir zekaya sahip olabilirler.

 

Aileye Öneriler

1)    Eğitilebilir zihinsel engelli Çocuğu bu özrü ile kabullenin,

2)    Eğitilebilir zihinsel  engelli çocuklar zeka, akademik başarı, sosyal uyum yönünden yaşıtlarından geri olduğu için dışlamayınız, küçümsemeyiniz, eleştirmeyiniz, kıyaslamayınız.

3)    Eğitilebilir zihinsel engelli çocuktan yapabileceğinden fazla başarı beklemeyiniz.

4)    Eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun eğitiminde sabır ve hoşgörü göstermezseniz, çocuğa destek olmazsanız çocuğun var olan ilgi, yetenek ve İsteğini köreltmiş olursunuz. Çocuğun sorularına basit ve kısa kelimelerle (anlayacağı) şekilde cevap vermeye çalışınız.

5)    Çocuğun sosyal ilişkilerini geliştirmesi için arkadaşlarıyla oynamasına. yeni arkadaşlıklar edinmesine müsaade edin. Evde kapalı kalması Çocuğun sosyal yönünü geriletecektir.

6)    Çocuğun temel eğitimi sonrasında, aile çevresinin de kolayca takip edilebileceği bir iş yerinde meslek edinmesi sağlanabilir.

7)    Öğretmenle sıkı diyalog kurulmalı, sınıftaki çalışmaların devamının evde de sağlanması mümkün olmalı.

8)    Çocuğun basit komutlara alışması için evde egzersizler yapılmalıdır.( bardağı getir’ koltuğa otur / git- gel v.b.)

 

Öğretmenlere Öneriler

1)  Eğitilebilir zihinsel engelli çocuktan kapasitesi üzerinde başarı beklemeyiniz.

2)    Okulunda ve sınıfında çocuğa yapabileceği görevler veriniz.(Teneffüslerde sınıfı koruma, tahta sildirme ve tebeşiri koruma v b.) bu sayede çocuğun kendine olan güveni sağlanmış olur.

3)     Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların kendilerini ifade etme zorlukları olduğundan sınıfta onlara daha fazla zaman ayırın ve kendini ifade edebileceği farklı yollan uygulayın ( 0m. basit konuları anlatma, not alma v.b.)

4)    Sınıftaki çocukları eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun durumundan uygun şekilde haberdar etmek ve ona karşı olumsuz tutumlar takınmalarını önlemek gerekir.(Bu durum engelli çocuğun sınıfta olmadığı zaman yapılmalı, zihinsel engelli olduğu söylenmemeli, öğrenme problemi olarak tanıtılmalı)

5)     Eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun kavrama ve anlaması normal çocuklardan zayıf olduğu için öğretirken somut materyallerden yararlanın.

6)     En ufak başarısını ödüllendirin. Bu durum çocuğa çok büyük bir haz verir.  Öğrenmeye teşvik açısından çok önemli bir yer teşkil eder.

 

   II-AĞIR ÖĞRENENLER   Başa Dön

Çok geç ve güç öğrenirler, genelleme yapamazlar, dikkati dağınık ve dikkat süresi kısadır. soyut şeyleri çok zorlukla öğrenirler, öğrendiklerini çok çabuk unuturlar, kolayca yorulur ve sebatsızdırlar, kendilerine olan güvenleri azdır, oyun ve toplum kurallarına uymakta zorluk çekerler, bazen hiç uymazlar.

 

Aileye Öneriler

1)   Çocuğunuzda herhangi bir problem ( geç, güç öğrenme, unutkanlık v.b.) farkettiğinizde öğretmeniyle hemen diyaloğa girin ve bir rehberlik uzmana ulaşarak problemin kaynağını araştırın.

2)    Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin, çevreden gizlemeyin. Kıyaslayıp-eleştirmeyin.

3)    Aşırı derecede koruyucu olmayın. Bu, çocukta kendine güveni azaltır.

4)     Çocuğa yapabileceği işleri yaptırın. Başardığı işlerde teşvik edin, ödüllendirin

5)  Basit sözcükler ve kısa cümleler kullanınız.

 6)  Çocuğunuzdan zihinsel olarak ne yapmasını istiyorsanız, tam ve açıkça söylemelisiniz. Yani genel ifadelerden çok  özel  ifadeler kullanmalısınız.  Eşyalarını ortadan kaldır ifadesi yerine “oyuncağı yerine koy” ifadesi kullanılmalıdır

7)     İsteklerinizde ve koyacağınız kurallarda tutarlı olun Ne zaman nasıl davranış bekleniyorsa çocuğunuza bunu anlatın ve bu beklentinizi bir daha değiştirmeyin. Böylece çocukta karalı davranışlar gelişecektir. Kararsız olursanız, çocuk paniğe kapılabilir.

8)  Çocuğunuza acele komutlar yerine yavaş ve basit komutlar veriniz. Tehdit etmekten sakının. Tehdit, çocuklar üzerinde bir çok olumsuz etkiler yapar;çok yapıldığında çocuklar hiç aldırmaz ve davranış bozukluğu düşmanlık duygularını teşvik eder.

9)     Bu çocukların kasları tam gelişmemiştir. Bunu sağlamak amacıyla el temrinlerine ve becerilerine yer verilmeli ( kaba boyama, çamur- hamur gibi maddelerleoynama, makasla kağıt kesme, boncuk dizme)

10) Çocuğa öz bakım becerileri öğretilmelidir. ( Giyinme, kendi kendine yemek yeme, yıkanma v.b)

11) Öğretmenin okulda vermiş olduğu derslerin evde de devam edebilmesi için çocuğunuzun ödevlerini takip edin, sık tekrar yaptırın. Çocuğunuz çabuk sıkılacağından (ağır öğrenen çocukların temel özelliğidir), sıkıldığında etkinliği bırakın, sevdiği bir şeyi yapmasına izin verin (tv. seyretme, oyun oynama vb) sonra tekrar etkinliği çalışın. Bu şekilde dikkat dağınıklığını da engelleme olanağına sahip olursunuz.

 

Öğretmenlere Öneriler

1.   Velilerle işbirliği yapmalıdır.

2.      Küme çalışmalarına öncelik sağlamalı,onların birbirleriyle iyi geçinmeleri ve zamanlarını verimli şekilde kullanmaya teşvik edilmelidir.

3.      Zaman zaman öğrencinin defterleri toplanarak yanlışlar üzerinde sınıfça çözümler aranmalıdır.

4.      Öğrenci,eğitim-öğretim çalışmalarında etkin aktif duruma getirilmelidir.

5.      Basit sözcükler ve kısa cümleler kullanılmalı, kendilerini sözle anlatmaya teşvik edilmelidir.

6.   Somut materyallerden faydalanılmalıdır.

7.      Başarı ile yapılmış işler üzerinde önemle durulmalıdır. Çocuklar başarılı oldukları faaliyetlerle ilgilendiğinden, bu durum güdüleyici olacaktır.

8.      Çocukların özgüvenin artırıcı ifadeler kullanılarak öğrenme için cesaret verilmelidir.

9.      Çocuklara arkadaşları önünde müdahale etmekten kaçınılmalıdır. Çocukların uyumsuz davranışlarını sınıf huzurunda tartışmamalıdır.

10. Ağır öğrenen çocuklar çekingen olduğundan, sosyal ilişkilerde ön planda yer verilen görev dağılımlarında bu çocuklarda göz önünde bulundurulmalıdır.

11.      Arkadaşlarıyla kıyaslanmamalıdır.

12. Eleştirilmemeli, “Doğru olan bu....” diyerek başlayan ikna edici ifadelerle yanlış gösterilmelidir.

 

III-İŞİTME ENGELLİLER  Başa Dön

İki grupta ele alınmaktadır. Bunlar;

A-Sağırlar: Gerekli düzeltmelerden sonra ana dilini konuşmayı olağan yollardan öğrenmeyi engelleyecek kadar fazla ve bu yüzden özel eğitim gerektiren çocuklardır.

B-Ağır İşitenler: Düzelttikten sonra, iyi işiten kulağındaki işitme kayıpları olağan yollardan ana dilini öğrenmesini ağırlaştıracak derecede olup bu yüzden özel eğitimi gerektirenler ağır işitenlerdir.

 

Aileye Öneriler

1 Doğal ve açık ifadelerle konuşulmalı, ses tonu fazla yükseltilmemelidir.

2.     Davranışsal iletişimden (dokunma gibi durumlar) kaçınılmalı ve işitme engelli –çocuğun işitme kalıntısını kullanabilmesi için sözel iletişim kurulmalıdır.

3.    Çocuğun hareketleri istenmeyen şekilde olursa hayır diyerek ikaz edilmeli, eğer çocuk sözel cezadan anlamıyorsa yüz ifadenizi değiştirerek istenmeyen bir hareket yaptığının farkında olunmasına yardımcı olunmalıdır.

4.    İşitme engelli çocukta normal işiten çocuk gibidir. Diğer çocukların arasına, oyunlarına katılmak ister. Bu nedenle çocuğun sahip olduğu engeli,onun sınıfta bulunmadığı bir zamanda, sınıf arkadaşlarına anlatılmalıdır.

5.    İşitme engelli çocuğa konuşmayı kazandırmak için ~tek tek sözcükleri öğretmek yerine günlük doğal ortamlardan yararlanın. En kolay ve kalıcı öğrenme yaşantılarımız aracılığıyla kazanılan öğrenmedir.

6.    İşitme engelli çocuğu konuşması için zorlamayın; ama onda konuşma ihtiyacı yaratın. Çocuğu konuşması için zorlamanız onda bıkkınlık yaratacaktır. Konuşmaya ihtiyaç duymasını sağlamak gelişimi için çok daha önemlidir.

7.    Çocukluktan ergenliğe geçişte işitme engelli gençlerde işitme engelinden dolayı işiten akranlarıyla arkadaş edinmede güçlükler, cihaz takmada isteksizlik gibi sorunları görülebilir. Bu sorunlar çocuğunuzla kuracağınız yakın ve içten bir iletişim giderilebilir.

8.    Çocukluktan ergenliğe geçişte işitme engelli çocuklarında mutlaka yapamadıkları, beceremedikleri şeyler vardır. Gelin biz onların yapamadıklarına beceremediklerine değil de yapabileceklerine güçlü yönlerine bakalım, onları geliştirmeye çalışalım.

9.    Çevrenizden size bir çok öğüt, fikir verenler olabilir. Sizler ancak deneyimlerine ve bilgisine güvendiğiniz kişilere ve uzmanlara danışın, onların söylediklerini dikkate alın.

 

Öğretmene Öneriler

1.    İşitme engelli çocuklar için sınıfta en uygun oturma yeri sağlanmalı, öğretmene en yakın bulunan ve onu en iyi şekilde görebileceği bir yere oturtulmalıdır.

2.    İşitme engelli çocukla iletişim kurarken ona dinlemesi ve düşünmesi için zaman tanıyın, çocuğun ne söylediğinizi anlayıp anlamadığını araştırın, çocuğa bazı şeyler sorun ve size doğru cevap verip vermediğine bakın.

3.    İşitme engelli çocukların kendilerini anlatma zorlukları olduğundan, sınıfta onlara daha fazla zaman ayırın ve kendisini ifade edebileceği farklı yollan anlamaya çalışın.

4.    İşitme engelli çocukların ilgi-yeteneklerini en iyi şekilde kullanabilmeleri için çocuğu pek çok yönü ile değerlendirin ve ona en uygun olan eğitim programlarını saptayın. Bu durum aile ve diğer derslere giren öğretmenlerle işbirliği yapılarak ortaya çıkarılır.

5.    İşitme engelli (ağır işiten) işitme cihazı kullanıyorsa müzik yeteneğini geliştirmeye ve program dışı grup faaliyetlerine katılmaya teşvik edin.

6.    işitme engelli çocuklar öğretmeni tarafından zamanında fark edilmez ve gerekli önlem alınmazsa bu engelinin dışında bir takım uyum güçlükleri geliştirebilirler. İşitme engelli çocuk bu engelini gizlemek için yalnızlığı yeğler. Sınıf içinde geçen konuşma, tartışma,soru ve direktifleri anlamayabilir.  Bu anlamayış onu alay konusu haline getirebilir. Öğretmen bunları dikkate alarak, sınıfta bazı önlemler almalıdır

7.    İşitme engelli olan çocuklar sınıftaki etkinlikleri ya gözle ya da sürekli ve zorunlu bir dinlemeyle izlemeye çalışacaklarından ötürü bu çocuklar diğer öğrencilerden daha çabuk yorulabilirler Bu husus öğretmen tarafından dikkate alınmalıdır.

 

 

IV-ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ Başa Dön

Zihinsel yetersizliği olmadığı halde akademik-sosyal-devimsel yetersizliklere sahip çocuklardır.

Aileye Öneriler

1.      Aşırı hareketli ve dikkati dağınık olan öğrencinin öğrenmesine ket vurabilecek uyaranların azaltılması ve çevreden arındırılması gerekir. (Çocuğun ders çalıştığı odadaki parlak,dikkat çekici uyaranların azaltılması

2.     Öğrenme güçlüğü gösteren çocukların çalışma becerilerini kullanma yeteneğindeki sınırlılıklardan dolayı çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri yaptırmak gerekir.(’Günlük hazırlık ve temizlik işlerine katılma

3.  Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar başarısızlık beklentisi yaşadıklarından onlara evde birtakım sorumluluklar verip,başarıları ödüllendirilmelidir.

4.      Bu çocuklar için,dikkat egzersizleri uygulanabilir (boncuk dizme)

5.      Öğrenme güçlüğü gösteren çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak için davranış değiştirme tekniklerinden yararlanır.(olumsuz davranışını ve söylediği olumsuz şeyleri önemsememek)

6.  Öğrenme güçlüğü olan çocuk doktora gönderilip, fizyolojik problemi varsa tespit edilmelidir.

7.     Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarda görsel ve işitsel algılama problemi vardır. Bu çocukların görsel ve işitsel algı yeteneğini geliştirin.

 

Görsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

Eşyaları sınıflandırma faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine şekillerine, cinslerine göre kümeleme)

Ayırt etme faaliyetleri; bu çalışmada resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.

Hafıza oyunları; bu oyunlarda değişik tıp eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya bunları görünce çocuğa ne hissettiği sorulur.

 

İşitsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

Gözlerini kapayarak hatırlatma oyunları oynatma (El çırparak  ellerini kaç defa çırptım”diye sorunuz. Hatırlama oyunları iki,üç veya dört etaplı olabilir. Mesela  mavi kitabı al. masanın üzerine koy.”

Cümle tamamlama oyunları (“sirkte neler işittin?ilk defa ne işittin ve sonra işittiğin

neydi’?”) Tanıma, ayırma ve lokalizasyon (geldiği yeri belirleme )faaliyetler;su sesi .kapı sesi (çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu sesleri tanıyabiliyor musun?” ‘Hangi seslerin aynı ve hangilerinin ayrı olduğunu” ‘bu seslerin hangi taraftan geldiğini” söyle bakalım.

 

Öğretmene Öneriler

1.    Bu çocuklara çalışma becerilerini kullanmayı geliştirici ev egzersizleri verilmelidir. (Ders tekrarı yapması)

2.    Sınıfta kullanılan komutlar basit, kısa ve net olmalıdır.

3.    Öğrenme güçlüğü gösteren çocukların işitsel ve görsel uyaranları bellekte tutabilmeleri söze dayalı materyalleri hatırlamaları güç olduğundan aileye diyaloğa  geçip , evde  derslere ilişkin soru-cevap tarzında zihin egzersizleri yaptırılabilir­

4.    Görsel algılama problemi olan öğrenme güçlüğü olan çocuk,  harfleri kopya edemeyebilir. Bazı geometrik şekilleri birbirinden ayırt edemeyebilir. Bu çocukları eğitim faaliyetlerine katılmaya teşvik edin.

5.    Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda işitsel algılama problemlerine normal çocuklardan daha fazla rastlanmaktadır. İşitsel algılama problemi olan çocuklar; kapı ziliyle telefon zilinin sesini ayırt edemeyebilirler.  Bu duruma dikkat edilmelidir.

6.    Öğrenme güçlüğü olan çocuklar başarısızlık beklentisi yaşadıklarından,onlara sınıfta söz hakkı verilmeli,derse katılımları sağlanmalı ve başarıları ödüllendirilmelidir. Başarısızlığın üstesinden gelmeye hizmet edecek stratejilerin çocuğa kazandırılması gerekmektedir.

7.    Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar hoşa gitmeyen bir davranış gösterdiğinde, o davranışı ortadan kaldırmak için, davranış değiştirme yaklaşımına yer verilmelidir; bulunulan yere, zamana, ortama uygun olmayan bir şekilde söz yahut davranışta bulunan kişinin,bu tür davranış ve sözlerini görmezden gelerek,onun o ortamdan uzaklaştırılmasının sağlanması faydalı olacaktır.

8.    Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar,duygusal bozukluk gösteren çocukların davranış özelliklerini göstermektedirler. Öğrenme güçlüğü olan çocuk, çoğu zaman mutsuzdur Kendini değerlendirmesi olumlu değildir. Sınıftaki çocukların, kiminle oynadığı araştırıldığında genellikle öğrenme güçlüğü olan çocukların görmezlikten gelindiği belirtilmektedir. Bu çocuklar arkadaşlarına olumsuz şeyler söyleme eğilimindedirler.

9.    Öğretmen, öğrenme güçlüğü gösteren çocuğun hyperactıve(aşırı hareketlilik) olduğunu anlarsa sınıf içinde ortam düzenlemesine gidebilir. Öğrenciyi duvardan tarafa oturtarak ve sırasında yer alabilecek dikkat dağıtıcı unsurları ayıklayarak bu tip davranışları azaltabilir. Ancak bu tür düzenlemeler yapılırken,çocukla konuşularak yapılanların, cezalandırma için yapamadığı anlatılmalıdır.

10. Öğrenme güçlüğü olan çocuğun, herhangi bir eyleme girişmeden önce düşünmesi sağlanmalıdır. Burada amaç; öğrencinin kendisinin kullanabileceği stratejileri sağlayarak kendine yeterli ve bağımsızlığını kazanmış öğrenciler yetiştirmektir Okuduğunu anlamayı arttırmak için kendi kendini sorgulama tekniğiyle öğrenciyi destekleyen taktikler  kazandırılabilir. İlk olarak öğrenci kendisine “bu parçaya neden çalışıyorum’ sorusunu sormak, ana fikirlerini bulup altlarını işaretleme, ana fıkirlere ilişkin soru düşünüp yazma, soruya ve yanıtlarına tekrar  bakıp, nasıl daha fazla bilgi sağlanabileceğini gösterilmelidir

11.Öğrenme güçlüklerinin oluşmasını arttıran ve öğrenme güçlüğü olan çocukların, yararı olmayan öğretmen tipi, tüm çocukların aynı şekilde öğrendiğini ve başarılı öğretim tekniğini sadece kendisinin bildiğine inanan ve bir tek öğretme sürecine yer veren öğretmendir.

 

Görsel Algılama Becerilerini  Geliştirme Yolları:

Eşyaları sınıflandırma faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine şekillerine, cinslerine göre kümeleme)

Ayırt etme faaliyetleri; bu çalışmada resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.

Hafıza oyunları; bu oyunlarda değişik tıp eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya bunları görünce çocuğa ne hissettiği sorulur.

 

İşitsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları:

Gözlerini kapayarak hatırlatma oyunları oynatma (El çırparak “ellerimi kaç defa çırptım”diye sorunuz. Hatırlama oyunları iki,üç veya dört etaplı olabilir. Mesela ‘mavi kitabı al, masanın üzerine koy.”

Cümle tamamlama oyunları (“sirkte neler işittin?İlk defa ne işinin ve sonra işittiğin neydi?”)

Tanıma,ayırma ve lokalizasyon (geldiği yeri belirleme ) faaliyetleri;su sesi,kapı sesi (çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu seslen tanıyabiliyor musun?” “Hangi seslerin ayni ve hangilerinin ayrı olduğunu” “bu seslerin hangi taraftan geldiğini” söyle bakalım.

 

 

V-KONUŞMA ENGELLİLER           Başa Dön

Konuşmanın akışında, ritminde, tizliğinde, vurgularında, ses birimlerinin çıkarılışında, eklemlenişinde, artikülasyonunda, anlamında bozukluğu bulunana konuşma engelli denir.

 

Öğretmenlere ve Aileye Öneriler

1.    İşitme engelli olan çocuklarda doğru ses algılaması yapılamayışından ötürü eklemleme bozukluğu görülebilir. Eklemleme bozukluğunda sıkça değiştirilen sesler “ r” s”, k”, t” dir. “sarı” yerine “sayı “ “kara” “kaya” gibi örnekler.

2.    Eklemleme mekanizmasını oluşturan organlardaki yapısal bozukluklar eklemleme bozukluğu yapabilmektedir. Çenelerin yapısı ve işleyişindeki bozukluk, dişlerin bulunmayışı, dudakların yapısının çok gergin, yarık, çok ince oluşu, dilin aşırı büyüklüğü, damakta yanık bulunması, damağın çok yüksek yada basık tavanlı’ oluşu v.b. eklemlemeyi olumsuz yönde etkilemektedir.

3.    Evde konuşulan dile, çevredeki konuşma örneklerine, konuşma öğretiminde yanlış yöntem izleme, duygusal bozukluklara bağlı olarak eklemleme bozuklukları ortaya çıkabilir.

4.    Duruşa ilişkin konuşma bozuklukları görülebilir. Katı duruş, sinirli duruş, bozuk duruş ve oturuşa bağlı biçimsel özellikler olabilir.

5.    Vücudun el, kol, baş, gövde gibi bazı kısımlarının konuşmanın gereğine göre hareket etmeyişi jest özürleridir.

6.    Çocuktaki eklemleme bozulduğunu düzeltmenin bir yolu çocuğun çıkardığı yanlış sesin ona fark ettirilmesidir. Çocuğun söylediği yanlış sesli sözcüklerin doğru sesli olanı ona öğretmen tarafından dinletilmeli, banda kaydedilen seslere çocuğa dinleterek doğru ile yanlış arasındaki farkı buldurmaya çalışmalıdır.

7.    Eğer çocuk birden fazla sesi bozuk çıkarıyorsa önce dudak ve dil hareketleri görülebilir, öğretilmesi kolay sesler ele alınmalı ( örn.”F” sesi, “K” sesine göre daha kolay görülebilen çalışmalarda gösterilmesi kolay olan bir sestir.

8.   Doğru çıkarılışı öğretilen bir sesin pekiştirilmesi de önemlidir.

9.  Sağaltım birden sona erdirilmemelidir. Çocuk izlenmeli, bu süre içersinde kendisine bazı konuşma görevleri verilmelidir. Kendi öğrendiği sesin başkaları tarafından nasıl kullanıldığını gözleme görevi gibi görevlerde yararlı olmaktadır.

10. Konuşma özrü açısından öğretmen sınıfında uyanık bir gözlemci olmaya çalışmalıdır. Çocuğa yardım edebilmek için probleminin erken farkında olmak gerekir.

11. Sınıf öğretmeni konuşma gelişimine uygun ortamı sadece sınıfta değil, çocuğun yaşamının büyük bir kısmının geçtiği aile çevresinde de yaratılması için elinden gelen çabayı göstermelidir.

12. Konuşma özürlerinin bir kısmı yapısal nedenlidir. Yapısal bozukluk bir sağlık sorunudur. Bu bakımından hamilelik öncesi, süresi, doğum anı ve doğum sonrası gelişiminde- sağlıklı büyüme önemlidir.

 

VI- UYUM BOZUKLUĞU     Başa Dön

 

Görülebilir bir psiko-sosyal stres kaynağına ( yada bir çok stres kaynağına ) stres kaynak veya kaynaklarının başlamasından sonraki 3 ay içinde ortaya çıkan bir tepkidir. Uyumsuz çocuklarda sık sık görülen davranış belirtileri şunlardır:

  • Okuldan hoşlanmazlar.

  • Okula sık sık devam etmezler.

  • Yalan söylerler, çalarlar, otoriteye karşı direnirler.

  • Tırnaklarını yer, ısırırlar, sık sık ağız kavgası yaparlar.

  • Akademik çalışmalarında belirgin şekilde başarısızlık gösterirler.

  • Enerjilerini belli bir alanda toplayamazlar, baş ağrısından ve yorgun olduklarından sık sık şikayet ederler.

  • Kendi kendine güvenmez, kendilerini çok değersiz bulurlar. Belirgin şekilde aşağılık duygusu vardır.

Aileye Öneriler

 

1.   Özürden ( körlük, ağır işitme v.b. ) çok, özüre karşı bireyin ve çevresindekilerin

takındıkları tavır ve davranışlar uyumsuzluğun nedeni olabilir. Özürlü çocuğunuzu özürü  ile kabul ediniz, özründen dolayı onu dışlamayınız, başkalarıyla kıyaslamayınız.

2.      Sürekli ve kronik hastalıklar ( kronik verem, sara, kellik v.b. ) bu hastalıklara karşı  çevredekilerin davranışları çocuklarda ve gençlerde ciddi uyum problemlerine yol açmaktadır.

3.      Çocuğunu istemeyen, keyfine ve dilediği gibi yaşamasına engel olduğu için bilinç altı  etmenlerle kabul etmeyen, beklenilen sorumlulukları yerine getirmeyen ebeveynler uyumlu çocuk yetiştirmekten  uzak olacaklardır.

4.      Anne-babanın devamlı çocuk önünde tartışmaları, kavgaları, evi terk etmeleri, dövme, sövme  v.b. çocukta mutsuz, endişeli ve güvensiz bir yaşamın tohumlarını atarak uyum problemleri ortaya çıkarabilir. Çocuğun önünde yıkıcı tartışmalar yapmayınız.

5.      Ailelerin bazı yanlış tutumları; otoriter, baskıcı, korumacı, aşırı sevgi ve sınırsız hoşgörü çocuğu pasif, yalancı, kararsız, güvensiz, bencil, şımarık v.b. yapabilir. Çocuğun bütün isteklerini yerli yersiz, zamanlı zamansız, gerekli ve gereksiz şekilde yerine getirmek çocukta telafisi zor uyumsuzluklara yol açabilir.

6.      Çocuğunuzda uyumsuzluk olarak görülecek davranışlar tespit edilmişse çocuğunuz devamlı gerilim içinde olabilir, kolayca hüsrana kapılabilir ve belirli alanlarda çöküntü duyabilir. BL1 çocukların gerilimlerini boşaltacakları boş zaman faaliyetlerinde bulunmasını sağlayınız, başaramayacakları faaliyetlerden dolayı onlardan fazla başarı beklemeyiniz çünkü bu faaliyet]erden kolayca çekilebilir ve devam etmeyebilirler. Uyumsuz çocuklar sık sık çalarlar, yalan söylerler, otoriteye karşı direnirler. Çocuğu bu olumsuz davranışlarından ötürü cezalandırırken şiddete, onur kırıcı ve aşağılayıcı sözlere baş vurmayınız.

7.      Çocuğunuz uyum problemi çekiyorsa, okula devam etmeyebilir, okuldan hoşlanmayabilir ve akademik çalışmalarında belirgin bir şekilde başarısızlık gösterebilirler. Bu çocukları ilgi, yetenekleri doğrultusunda yönlendiriniz. yapamayacakları faaliyetleri onlardan istemeyiniz.

8.      Çocuklar davranış ve tutumlarında sevdiği insanlara benzemeye çalışırlar. Çocuğa iyi model olunuz.

 

Öğretmene Öneriler